Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

23 Ocak 2012 | Kötü Muamele | 1 yorum

TSK'dan Lokmacı Bölüğü açıklaması

TSK'dan Lokmacı Bölüğü açıklaması

[Bir kaç gün önce Kıbrıs'ta Lokmacı Bölüğü'nde askerlik yapan ve terhis olduktan sonra burada tanık olduğu kötü muameleleri yazdığı bir yazı ile kamuoyuna açıklayan Halil Karapaşaoğlu ile ilgili habere yer vermiştik. Halil Karapaşaoğlu, bu yazısı nedeniyle, henüz resmi olarak askerlikle ilişkisi kesilmeden basına demeç verdiği gerekçesiyle askeri makamlarca tutuklandı ve disiplin mahkemesi adı verilen hukukçu olmayan rütbelilerden oluşan bir heyet tarafından yargılandı ve tutuklandı. 

Halil Kasapoğlu'nun avukatlarına bu yargılamaya katılmalarına izin verilmedi. TSK bir açıklama ile bu akıl almaz uygulamanın gerekçelerini yayınladı. TSK içinde düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlarını gözler önüne sermesi açısından bu açıklamayı aynen yayınlıyoruz. Sivil yetkilileri ivedilikle bu konuda harekete geçmeye çağırıyoruz. AskerHaklari ]

Asker, Karapaşaoğlu’yla ilgili açıklama yaptı
Askerlik anılarını yazması nedeniyle, hakkında iki ayrı dava açılan ve dün askeri mahkemede, 10 gün hapis cezasına çarptırılan Halil Karapaşaoğlu’yla ilgili GKK açıklama yaptı.
GKK Basın Bürosunun Halil Karapaşaoğlu’yla ilgili açıklaması şöyle:

1.27 aralık 2011 tarihinde yayımlanan bir yerel gazetede “Halil Karapaşaoğlu’nun görevli olduğu bölükte bazı askerlerin üstleri tarafından darp edildiği” iddialarını içeren bir yazısı yayımlanmıştır.

2.Halil Karapaşaoğlu, 12 aralık 2011 tarihinde terhis olması gerekirken, almış olduğu hava değişimlerine bağlı olarak, terhis tarihi askerlik yasasının 45’inci maddesi gereğince, 28 aralık 2011 tarihine kadar uzamış olup, gazetede yazısı yayımlandığı 27 aralık 2011 tarihinde halen askerlik hizmeti devam etmekteydi.

3.Tüm askerlere yapıldığı gibi, Halil Karapaşaoğlu’na da asker olduğu sürece “izin almadan basın yayın organlarına yazı yazmanın ve izin almadan güney Kıbrıs Rum Yönetimi bölgesine gitmenin” yasak olduğu tebliğ edilmiştir. yapılan tebliğlere rağmen, Halil Karapaşaoğlu 27 aralık 2011 tarihinde bir yerel gazeteye yazı yazmış, ayrıca 16 aralık 2011 tarihinden itibaren, sekiz kez izin almadan güney kıbrıs rum yönetimi bölgesine geçiş yapmıştır.

4.Halil Karapaşaoğlu yapmış olduğu bu hareketler ile disiplin mahkemeleri kuruluşu, disiplin kabahat ve cezaları ve yargılama usulü yasasının 46’ncı maddesinin (2)’nci fıkrası (itaatsizlik) ve (10)’uncu fıkrası (hoşnutsuzluk yaratmak) kabahatlerini işlemiş ve aleyhinde iki adet soruşturma dosyası tanzim edilmiştir.

5.Halil Karapaşaoğlu’nun belirtilen kabahatleri işlediği tarihte halen askerlik hizmeti devam ettiği için, disiplin mahkemeleri kuruluşu, disiplin kabahat ve cezaları ve yargılama usulü yasasının 77’nci maddesinin (1)’inci fıkrası (disiplin mahkemesine sevk edilen veya sevk edilmek üzere olan sanıklardan askerlik süresini doldurması sonucu terhise tabi olanların terhis işlemleri yapılır, ancak yargılamalarına devam edilir) kapsamında, güvenlik kuvvetleri komutanlığı disiplin mahkemesinde yargılanmış ve suçlu bulunarak mahkûm edilmiştir.

6.Disiplin mahkemeleri kuruluşu, disiplin kabahat ve cezaları ve yargılama usulü yasasının 25’inci maddesine göre, sanığın üstlerinden birini müdafi tutabileceği gibi, üstü olan müdafi yoksa veya kendini müdafaadan aciz ise, disiplin mahkemesince de kendisine üstleri arasından bir müdafi tutabileceği esasından hareketle, sanığın avukatları, ilgili yasa gereğince disiplin mahkemesine alınmamıştır. “

GÜNDEMKIBRIS 06.01.2012

1 yorum

  1. Ya yapmayın Allah aşkına… Şimdi nasıl bir yargı sistemidir bu? Direkt SUÇLU muamelesine hazır zaten kurum. Bakınız; hangi Er bir üst komutanını müdafi seçebilir? Seçtiği üst komutanı diyelim ki Astsubay üstçavuş birisi, Disiplin mahkemesi gibi hukuka aykırı (Hakim/Savcı, Bağımsız Hukukçu) bir mahkemede Mahkeme Başkanı sıfatı ile oturan Binbaşıya karşı nasıl savunma yapacaktır? Astlık- Üstlük münasebeti ve Mahalle Baskısı ile kim kimi nasıl savunacak bu ADİL mahkeme de? Tüm dünyada yasal temsilci Avukat varken TSK’da niçin Avukat’a bile izin verilmez?

    Amaç baştan belli. İsnat edilen suç kesindir, derhal en ağır şekilde cezalandırılacaktır! Maalesef bu karine de sade ve sadece TSK’ da vardır. Ne acıdır ki ısrarla da düzeltilmemektedir.
    Kurum içersinde AŞIRI MAHALLE BASKISI, GÖREVEm YÖNELİK TEHDİT bitmedikçe başarıda elde edilemiyor maalesef.

Bir Cevap Yazın