Pages Menu
TwitterRssFacebook
Categories Menu

28 Mayıs 2011 | Kazanılmış Davalar | 0 yorum

"Hakim Çay Getir" (2) – Mahkemeye Gönderilen İlk Dilekçe

"Hakim Çay Getir" (2) – Mahkemeye Gönderilen İlk Dilekçe

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde askerlere yapılan kötü muamelelerin yargıya taşınması konusunda emsal niteliğinde bir karar verildi. Van’da askerlik yaparken komutanı olan Binbaşı Murat Ayvaz’ın aşağılayıcı davranışları üzerine manevi tazminat davası açan İdari Hâkim Mesut Çeken, Ayvaz’ı 5 bin TL’lik tazminata mahkûm ettirdi. Aşağıda, açılan tazminat davası için mahkemeye gönderilen ilk dilekçe yer alıyor:

ERCİŞ SULH HUKUK HAKİMLİĞİNE GÖNDERİLMEK
ÜZERE KÜÇÜKÇEKMECE SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI : Mesut ÇEKEN

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Mahkemesi Şirinevler Bahçelievler/İSTANBUL

DAVALI : Bnb. Murat AYVAZ

108. Topçu Alayı Disiplin Subayı Erciş/VAN

KONU :  Şahsiyet hakkına tecavüz nedeniyle 5.000,00.-TL manevi tazminat talebinden ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR:

1- Askerlik görevimi ifa etmek üzere 2008 yılı ağustos celbine tabii olarak 108. Topçu Alayı Erciş/VAN’a katıldım.

108. Topçu Alayı Alay Karargah Bölüğünde disiplin subayı yazıcısı olarak vazifelendirildim.

2- Askerde mesleğim olan hakimliğin cübbesini nizamiyeden geçerken kapıda bırakmam gerektiği sürekli vurgulandı. Öyle de yaptım. 155 gün boyunca hiç kimseden pozitif bir ayrımcılık beklemedim.

3- 34 yaşında, evli, iki çocuk babası, İstanbul’da görev yapan bir hakim olmama rağmen herkesle birlikte yattım, kalktım, herkesle birlikte süründüm, yerlerde yuvarlandım, akla hayale gelmeyen bir yığın muameleyi, vazife dedim sorun etmedim, dert etmedim.

Ancak görev yaptığım disiplin subaylığı komutanı davalı Murat AYVAZ’ın bir tavrına tahammül edemedim, aylar geçmesine rağmen içimden atamadım.

Davalı tam dört ay boyunca alayda olduğu hemen her gün belki de emrinde olmamın verdiği özgüvenle “Hakiiiim, üç çay al gel.” “Hakiiim, bana bir sigara bul getir.” “Hakiiim çay getir” diyerek mesleki onurumu, mesleki haysiyetimi ayaklar altına aldı.

Burada sorunun benim çay getirmem olmadığını vurgulamak isterim. Davalıya, neden “Asker, 3 çay al gel.”, “Mesut , 3 çay al gel ” “Çavuş, çay getir.” Ya da oğlum, evladım sigara bul bana.” diye hitap seçenekleri var iken ısrarla hakimliğime vurgu yapıldığını sorabilmeyi isterdim.

4- Bu dört ay boyunca belki de yüzlerce kez “Hakiiiim çay getir.” Şeklinde verilen emri yerine getirmiş olmam yetmiyor gibi 2 ya da 3 kez çalıştığı masada kalemle yazı yazarken elinin yanına bıraktığım bardağı işaret parmağıyla göstererek “karıştır” kelimesini duyduğum an hissettiklerimi, kelimelerle ifade etmem mümkün değil. Kabul edemiyordum, hayal gibi, kabus gibi üzerime çöküyordu. İnanmıyordum, inanamıyordum, bir yerlerde kamera olmalı, bu olsa olsa kamera şakasıdır diyor kendimi öyle rahatlatmaya çalışıyordum.

Neden böyle yapar, benden en fazla 3-5 yaş büyüktür. Bilmiyor mu 34 yaşındayım, evliyim, iki çocuk babasıyım, hadi bunları geçeyim, bu devletin, kararlarını “Türk Milleti Adına” veren bir hakimiyim.

İşte bu psikolojik işkence askerliğimin son gününe kadar sürdü.

5- Davalının bu hitabını tek garipseyen ben değildim. Davalı bu “Hakiiiim çay getir.” şeklindeki emrini haliyle kulağıma fısıldayarak söylemiyordu. Benim odam davalının odasının bir kat altında idi ve kimi zaman üst kattan alt kata bağırmak suretiyle isterdi çayını. Bu nedenle benim için artık hakaretten başka bir anlamı olmayan söz konusu hitaba tahammülüm daha da zorlaşıyordu. Üç kat aşağıdan bazen de başka birliklerden – çünkü komutanım çay kalmamış diye bir mazeretimiz asla kabul edilmiyor ‘lan bir çay bulamadınız bana gidin nereden bulursanız bulun diyor’ – çay getirirken bir çok askerin hayretle, şaşkınlıkla “Devletin hakiminin düştüğü hale bak” şeklindeki ah vahları içerisinde elim ayağım birbirine dolaşarak geçiyordum. Bilmiyorum ki neydi suçum.

6- Eğer tazminat “şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde tecavüzden doğan acı, elem ve ızdırabın telafisi” amacını güdüyorsa ve şahsiyeti oluşturan unsurları teker teker saymak mümkün değilse, kişinin hayatının, sağlığı-hatta ruh sağlığı-nın ve vücut bütünlüğünün, şeref ve haysiyetinin, resminin, özel hayatının gizliliğinin vs. tecavüze uğraması suretiyle şahsiyet hakkının ihlal edilebileceği gibi kişilerin, yerin, zamanın ihtiyaçlarına göre yeni unsurlar da nazara alınabilecektir.

Benim burada korumaya çalıştığım elbette ki şeref ve haysiyetim, elbette ki ruh sağlığım, elbette ki şahsiyetim ve elbette ki şahsiyetimin bir parçası haline gelmiş mesleki onurumdur.

7- Davalı “Evet o bir hakimdi, benim de hakaret kastım yoktu.” diyebilir. Ben her ne kadar hakim olsam da davalının bana “Hakim çay getir.” demesini haklı göstermez. Zira ben orada hakimlik sıfatımla bulunmuyordum kaldı ki bulunsam bile dememeli. Bununla birlikte BK 49 gereği manevi tazminata hükmedilebilmesi için ağır kusur gerekmediği, kusurlu bir davranışın yeterli olduğu da gerek öğretide gerekse de içtihatlarla sabittir.

8- Davalının “Hakiiiim çay getir.” şeklindeki emrini inkar edeceğini zannetmemekle birlikte bu emrine defalarca şahit olanlardan birkaç tanesini tanık olarak yazabilirim.

1- Burhan SEKİZKARDEŞ (Aynı odada çalıştığımız davalının benimle birlikte olan diğer yazıcısı.)

Adresi: Şehit Er Samet Bilgin Sk. No:7 Osmangazi/BURSA

2- Eray HOBİKGİL (Davalının alt katında, benim yan odamda Maliye Kısım Amiri Yazıcısı)

Adresi: Galipbey Caddesi Özden Apartmanı No:19 D:12 Altıntepe Bostancı/İSTANBUL

3- Cahit GÖKSEL (Alay Karargah Bölüğü yazıcısı. Özellikle, top atışlarına giderken yaklaşık 60-70 asker ve rütbeli ile sırada iken onların önünde “Hakiiiim çay getir.” Şeklindeki emrine şahittir.

Adresi: Merkez Mh. Ayrılık sokak 4/1 Beykoz/İSTANBUL

4- Rasim MERCAN (MYM Kısım Amirliği Yazıcısı 323/KD. Top atışlarına giderken yaklaşık 60-70 asker ve rütbeliler ile sırada iken onların önünde “Hakiiiim çay getir.” şeklindeki emrine şahittir.

Adresi: Çavuşlar Köyü No:62 Gülnar MERSİN

5- Çağrı KÜRTÜNLÜOĞLU (Benden sonraki Disiplin Subayı Yazıcısı 325/KD İki hafta kadar birlikte çalıştık.)

Adresi:Şenol Hukuk Bürosu 1004. Sk. Z:22 Tesisat İş Merkezi Yenişehir/İSTANBUL

 

HUKUKİ NEDENLER: Borçlar Kanununu 49. maddesi ve diğer yasal deliller.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık ifadeleri, mali ve sosyal durum araştırması ve diğer deliller.

 

SONUÇ VE İSTEM:  Mesleki onurumu ayaklar altına almak suretiyle şahsiyet haklarımın tecavüze uğratıldığı düşüncesiyle davalıdan, 5.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine, yargılama masraflarının davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim. 01/09/2009

STAR – 06/10/2010

Bir Cevap Yazın